Pazartesi , Temmuz 22 2019
Son Haberler
Anasayfa / Teknoloji / Ses teknolojisi yayıncılığı ve pazarlamayı değiştirecek mi?

Ses teknolojisi yayıncılığı ve pazarlamayı değiştirecek mi?

Google’ın 2017’de yaptığı bir araştırma, bireylerin %41’inin akıllı asistana bir arkadaşı ile konuşur gibi yaklaştığını ortaya koydu. Aynı araştırmaya katılanların %52’sinin, akıllı asistanlardan markaların fırsatları ve promosyonları hakkında bilgi almak istediğini ortaya çıkarttı. Ancak satın alımlarda görsellik önemli olduğundan satışın sonuçlanmasında henüz ses teknolojileri tek yol değil.

Yine de durum ürüne göre değişebiliyor. Bu konuda, New York Times’ın en çok satan kitaplar listesindeki kitapların yer aldığı sesli sorgulama deneyimini değerlendiren Score Publishing’in açıklaması dikkat çekici. Şirket, sesli yapılan ve isabet etmeyen aramalar nedeniyle doğabilecek kitap satış geliri kaybının günlük 46 bin ABD Dolar olabileceğini açıkladı.  

Dijital çağda reklam ve halkla ilişkilerin hızla evrimleştiğini görüyoruz. Temelde prensipler aynı olsa da değişen medya ortamı, gelişen teknolojiler halkla ilişkiler ve reklamcıların odak noktasını da önemli ölçüde değiştiriyor. Şimdilik sesli asistan kullanarak ulaştığımız bir içeriği hâlâ okuyor veya seyrediyoruz. Ancak aslında buna “dinlemek” de dahil.

Ses teknolojisi halkla ilişkiler ve tanıtımı değiştirirken, medya yayıncıları, pazarlamacılar ve iletişimciler stratejilerini şimdiden belirlemeli. Bu yeni teknolojiye uygun içerik üretmeye başlamalı. Bu konuda BBC tüm radyo istasyonlarını akıllı hoparlör kullanıcılarına göre konumlandırmaya başlayalı iki yıl oldu.  Guardian ses yoluyla hikâye anlatıcılığı ve gazeteciliği bu platforma taşıyan Guardian Voice Lab’in tanıtımını çoktan yaptı. Peki neden bunu yapıyorlar, arada ne fark var derseniz en basit hâliyle yazım dili ve konuşma arasında fark olduğunu hatırlamamız yeterli. Eğer hava durumu soruyorsak yazılı olarak “İstanbul hava durumu” yazabiliriz ancak konuşurken “Bugün hava nasıl olacak?” diyebiliyoruz. Bunlar aynı arama amacına sahip olsalar da farklı yanıtlara ulaşmanıza neden olabilir.

Nereden başlamalı?

Öncelikle işinizi akıllı hoparlörler ve ses teknolojisi cihazları için optimize edin. AI tabanlı algoritmalar içeriğinizi rakiplerin içeriğinden farklı kılabilir.

Sektörünüzle ilgili kullanıcıların neler sorabileceğini tahmin edin ve etkili bir şekilde cevaplayın. “En ucuz uçak bileti” bir arama terimidir ama bunu sesli aratırken “Antalya’ya en ucuz uçak biletini nereden alabilirim?” diyebiliriz.

Öte yandan bir içeriğe ulaştığınızda sesli asistanın size okumasını isteyebilirsiniz veya içeriği hazırlayan kişinin sesinden dinlemek isteyebilirsiniz. Bunun için ses içeriği oluşturun. Podcast’lere ilgi artıyor. Bunun işaretlerinden biri de Spotify gibi bazı şirketlerin podcast için satın alımlar yapması gösterilebilir. Sesli haber bültenleri hazırlanabilir.

Bu gelişmelere baktığımızda son yıllarda “Artık radyo yayıncılığı mı kaldı?” diyenlerin konuyu tekrar düşünmesinde fayda var. Belki o radyo yayıncıları karşımıza sesli yayıncılık editörleri olarak çıkabilir. Endüstri 4.0 konusunda her zaman dile getiriyorum, dijital dönüşüm bazı işlerin robotlara geçmesine sebep olabilir ama bu dönüşüm aynı zamanda başka iş alanları da açacaktır. Mühim olan büyük resmi önceden görebilmek ve oyunda doğru konumlanmak.

Serap TORUN
Twitter: @seraptorun73

Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir