• Karaman’da 15 yaşındaki hırsız kasadan parayı çalıp kaçtı
    Karaman’da 15 yaşındaki hırsız kasadan parayı çalıp kaçtı
  • Belediyelerdeki akraba atamalarının önüne geçilemedi
    Belediyelerdeki akraba atamalarının önüne geçilemedi
  • Kanadalı şirket Kaz Dağları’ndan 4 milyar dolar kazanacak
    Kanadalı şirket Kaz Dağları’ndan 4 milyar dolar kazanacak
  • Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü
    Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü
  • İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
    İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
  • 2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
    2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
  • Karol Mets: Beşiktaş isterse gelirim
    Karol Mets: Beşiktaş isterse gelirim
  • İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
    İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
  • 2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
    2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
  • Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü
    Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü
Festivalden fazlası: Venedik maskelerinin ilginç tarihi
Festivalden fazlası: Venedik maskelerinin ilginç tarihi

Selen KALDIRIM/ [email protected] Venedik, 18. yüzyılda...

Çikolatanın gizli bir tarihi var
Çikolatanın gizli bir tarihi var

mailto:aybuke.sengir@ensonhaber.com” target=”_blank”>Aybüke SENGİR/ [email protected] Çikolatanın 4000...

Adıyaman’dan Ay’a seyahat
Adıyaman’dan Ay’a seyahat

Vakanüvis Bugünkü bilgilerimizle Dünya, Güneş...

‘Bizim laikler’, Fransız ilahiyatçıyı dumur etmişlerdi
‘Bizim laikler’, Fransız ilahiyatçıyı dumur etmişlerdi

Vakanüvis Üniversite tarihimizde, çok sayıda...

Orucun tarihi ya da tarihte oruç
Orucun tarihi ya da tarihte oruç

Vakanüvis İnsanın Allah’la olan irtibatının...

19 Mayıs’ı Atatürk’ün yanındaki isimden dinleyin
19 Mayıs’ı Atatürk’ün yanındaki isimden dinleyin

Aybüke SENGİR / [email protected] Hepimiz...

İstiklal Madalyası’nı tasarlayan gizli kahraman
İstiklal Madalyası’nı tasarlayan gizli kahraman

%0A mailto:aybuke.sengir@ensonhaber.com” target=”_blank”>Aybüke SENGİR/ [email protected] 15...

Asansör, ya olmasaydı
Asansör, ya olmasaydı

Vakanüvis Günlük hayatımızda, işimizi inanılmaz...

Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak
Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

Vakanüvis Yemek yeme alışkanlıklarımız her...

Üniformalar neden hakî renk oldu
Üniformalar neden hakî renk oldu

Vakanüvis Dünyada devletler var olduğundan...

Belediyelerdeki akraba atamalarının önüne geçilemedi
Belediyelerdeki akraba atamalarının önüne geçilemedi

Halkın oylarıyla belediye başkanlığı görevi...

Kanadalı şirket Kaz Dağları’ndan 4 milyar dolar kazanacak
Kanadalı şirket Kaz Dağları’ndan 4 milyar dolar kazanacak

Çanakkale’deki Kaz Dağları’nda Kanadalı şirketin...

Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü
Suudi Arabistan’la olan gümrük sorunu çözüldü

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası...

İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk

İstanbul Valiliği’nin kentteki kayıtlı olmayan...

İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk
İstanbul’da eylem, sınır kapısında yoğunluk

İstanbul Valiliği’nin kentteki kayıtlı olmayan...

2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi

İçişleri Bakanlığı’ndan, Şırnak’ın Cudi Dağı...

2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi
2 ilde 6 terörist etkisiz hale getirildi

İçişleri Bakanlığı’ndan, Şırnak’ın Cudi Dağı...

Karol Mets: Beşiktaş isterse gelirim
Karol Mets: Beşiktaş isterse gelirim

Beşiktaş’ın İsveç Ligi takımlarından AIK...

  • Son Haberler
  • Sizden Gelenler
  • Haberler> > Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    Vakanüvis

    Yemek yeme alışkanlıklarımız her geçen gün “hız”ın esiri oluyor. Daha üretim aşamasında “her türlü çabuk” devreye giriyor. Endüstriyel tekniklerle üretilen kırmızı ve beyaz et ile deniz mahsullerinin olabilecek en kısa sürede tüketilebilmesi için yapılan teknik müdahaleler bir sır değil. Gıdanın, kendi doğal sürecinde ve zaman diliminde yenilebilir hale gelmesini beklemeye kimsenin tahammülü yok.

    OSMANLI İKİ ÖĞÜN YERDİ

    “Bu işler, eskiden nasıl oluyormuş acaba?” diye merak eden Sakarya Üniversitesi’nden iki akademisyenin, Prof. Dr. Orhan Batman ile Dr. Aysu Hatipoğlu’nun, Osmanlı mutfağı ile günümüz Türk mutfağını karşılaştırdıkları araştırma ilginç sonuçları ortaya koyuyor.

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    Öncelikle bugünün beslenme alışkanlıklarıyla Osmanlı döneminin arasındaki en büyük fark öğün sayısıydı. Osmanlı sarayında da evlerde de çarşılardaki aşevlerinde de yemek iki öğün yenirdi. Birinci öğün, öğle öncesi “kuşluk vakti” denilen zaman diliminde, diğeri de ikindi namazının ardından, akşam namazına doğru olurdu.

    Yemeklerin, kuşluk vakti ve akşam olmak üzere iki öğün halinde yenmesi Selçuklu Türklerinde de görülmekteydi. Yemeklerin yerde oturarak sini etrafında yenmesi, herkesin ortadaki aynı kabı kullanması, yemekten sonra kahve içilmesi, yemeğin gülsuyu ve güzel koku ile bitirilmesi, bunun için buhurdanlar kullanılması eskinin alışkanlıkları arasındayken, bugün bunların hiçbiri yemek alışkanlıklarımız arasında yer almamakta.

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    ATALARIMIZ AHESTE AHESTE BESLENİRMİŞ

    Osmanlı mutfağındaki gıda üretim ve tüketim zincirine gelince… Osmanlıların yemek yeme alışkanlıklarında, “fast food” tarzı ürünler ya da çok kısa pişirme süresine sahip yiyecekler hiç yer almıyordu. Çok sayıda yemeğin hazırlık ve pişme süresi, yaklaşık üç saati bulmaktaydı. Bu durum, sadece evler için de geçerli değil. Çarşılarda bulunan aşçı dükkânları da aynı tekniklerle, yemekleri hazırlamaktaydı.

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    Yine bugün, “fast food” yiyeceklerin sağlıksız olduğu, çoğunun derin yağda kızartma işlemiyle hazırlandığı, bu sebeple yemeklerin çok kalorili olduğu, söz konusu yemeklerin başta kanser ve obezite olmak üzere pek çok hastalığa davetiye çıkardığı biliniyor.

    Buna karşılık, Osmanlı yemek kültüründe yemeklerin bazıları yüksek kalorili olsa da mutfakta neredeyse yalnızca tereyağından üretilme sadeyağ kullanılıyordu. Sadeyağ, tuzsuz tereyağından, su ve yağsız kuru maddelerin uzaklaştırılmasıyla elde ediliyor, içinde yüzde 99 oranında süt yağı barındırıyordu ve çok sağlıklıydı. Bugün birçok bilim insanı, sadeyağı sağlıklı yağlar kategorisinde değerlendiriyor. Osmanlı mutfağındaki içecekler de sıhhîydi. Yemeklerde en fazla su, şerbet, hoşaf (komposto) ve şurup tüketilmekteydi. Günümüz Türk mutfağında ise bu sayılanların yerini asitli ve gazlı içecekler almış durumda.

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    TÜRKİYE’DE TÜRK KAHVESİNİ TARİFLE İSTEMEK

    Eski devirlerin vazgeçilmez bir diğer içeceği de “Türk kahvesi”ydi. Bu kahvenin öğütülme şekli, hazırlanışı, pişirilmesi ve içimi, onu diğer kahvelerden ayıran karakteristik özellikler taşıyordu. Günümüzde ise “ağır ateşte, usulüne uygun pişirilip, zarflar içinde, çifte kavrulmuş lokumla servis edilmesi gereken Türk kahvesi”nin yerini, granül kahveler ve makinede hazırlanan İtalyan kahveleri almış durumda. Hatta, bir mekânda Türk kahvesi içilebilmesi için mutlaka “Türk Kahvesi” ifadesini kullanmak gerekiyor. Oysa tam tersi, turist kahve istediğinde zaten “Türk Kahvesi” anlaşılmalı, diğer kahveler ancak özellikle isim vurgulandığında servis edilmeli ama bu uzun yıllardır mümkün değil.

    Osmanlı’nınki ziyafetmiş, bizimkisi karın doyurmak

    • Yorum ekle

    Bu haberler ilginizi çekebilir!
    Yukarı Geri Ana Sayfa
    Etiketler ABD ak parti akıllı telefon Alman amerika Apple araç balıkesir bilim cep telefonu CHP cumhurbaşkanı ekrem imamoğlu elektrik en son haber ev Fransa gözaltı haber iphone istanbul kaza kitap konut kurban bayramı manisa otomobil polis recep tayyip erdoğan Rusya samsung satış SeoHaber silah tasarım teknoloji telefon türkiye uzay veri Volkswagen yangın Çin çocuk İzmir